Genel
Bilgiler
  
EvrenEvrendeki her şeyle irtibatımız önce auramız vasıtası ile olur.
Görüntümüz, fikirlerimizden önce diğerleri bizi auramızdaki yükün
niteliği ile tanır, değerlendirir. Diğer bir değişle algılar. Günlük
tabirle “elektrik aldım-alamadım” veya “çekici-itici, sevimli-soğuk,
pozitif-negatif” deriz. Bunun için karşılaşmamıza gerek yoktur. Çok
uzatan o kişiyi düşünsek bile onun enerji alanı ile bağlantımız
kurulur.
Auradaki 7 katman birbirine özel aktarımlarla bağlı çakralar
vasıtası ile vücuda enerji beslemesi yapar. Kişisel enerjimizin
evrene yayımı kadar; kendi titreşimine uygun olan enerjileri bu
vasıta ile biyolojik bedenimize aktarır. Çark şeklinde olan bu
enerji merkezlerine ÇAKRA diyoruz. Sankritçe “şakra” da denir. 7 ana
“majör”çakramız vardır. Her biri ayrı frekanstadır. Titreşimde 4
devirden başlar 972 devire kadar değişir. Her biri vücudun belli
bölgelerinde olup, bir sistemi “dolaşım, sindirim, genital, hormonal,
sinir sistemleri vs.” bölgesindeki organların enerjisini besler
kontrol eder. Biyolojik olarak sistemleri ve organizmayı harakete
geçiren bu güç vücudun bir bakıma mazotu, pili gibidir. Hücrenin
rejene olabilmesi için gerekli üç unsurdan biridir;
"Besin-oksijen-enerji"
Çakra olması gereken çalışma ritminde değilse çok çalışan veya az
çalışan bir çakra ise enerjisini beslediği sistemde veya organda
sağlık sorunları oluşur. Bu enerji sistemindeki bir arazdan
kaynaklanabileceği gibi bazen genetik, travmatik veya yanlış yaşam
biçiminden oluşan sorunlarla çakranın ritmini bozabilir.
Çakralar fizyolojik bedenimiz kadar, ruhsal ve zihinsel
enerjilerimizide besler. Çakraların düzgün sağlıklı çalışması;
beden,ruh,zihin bileşkesi olan canlının tüm enerjilerinin sağlıklı
çalışmasını sağlar. Düzgün çalışmayan çakra sorumlu olduğu sistemde
ve organda yeterli performansı sağlayamayıpsorun yaratırken, diğer
çakraların ritminide bozarak genel sorunlarda yaratır. Çakralar
birbiri ile bağlantılıdır, birbirini destekler.
Kuyruk sokumunun biraz üstünde bulunan özel bir enereji olan
KUNDALİNİ yaş ve bilinç düzeyimizle uyanan potansiyel bir
gücümüzdür. Her ne kadar özel tekniklerle “suni” harekete
geçirebilsede!!! Esas uyanması bilinç kalitesine bağlıdır. En doğru
ve sağlıklı olanı ruhsal gelişimle uyanıp, her bir şakra bilincini
belli aşamalarla kateden seyri tasvip etmekte, diğer popüler
kültürün getirisi, teknik çalışmaların bilinçsiz uygulamalarını son
derece sağlıksız bulmaktayız. 5000 voltluk bir enerjiye sahip
kundalininin kontrol edilemeyişi ciddi ruh, zihin, beden sağlığında
sorunlar yaratır. Unutmayalım ki akıl hastalarının hepsinin
kundalinileri kontrolsüz akar. Vücut elektriğini yükselten “ani şok,
heyecan, korku veya aşırı ibadet, zikir” gibidurumlarda kundalinin
ani uyanması ile yaşadıklarımız çok küçük nüanslardır. Zor
anlarımızda, adrenalinimiz yükselince harekete geçebilen bu enerji
bize artı güç veren hazinemizdir. Bilinçli enerji çalışmaları ile,
kişisel gelişimimizle onu kontrol altına alabiliriz, yerinde gerekli
kullanımda değerlendiririz.
Bioenerji, yaşam enerjimizdir. Vücudumuzda belli bir birim
derecesinde, belli bir akış ritminde ve denge halinde olan bir
sistemdir. Onun olması gereken düzeyde oluşu; beden, ruh ve zihin
sağlığımızın dengede oluşudur. Bu denge bozulursa ruhsal, fiziksel,
düşünsel sağlık sorunları yaşarız.
Vücudumuzda majör (ana) çakralardan başka 28 tane minör (ikincil)
çakra, tsobo, marma ve el ayak refleks noktaları vardır. Bunlar daha
çok enerjiyi tetiklemek için kullanılır. Düzensiz çalışan çakraları
harekete geçiren noktalardır. Ayrıca şu ana kadarki tespitlerimizle
88.000 özel noktayı tanıyoruz. Bu da bize vücudumuzun son derece
duyarlı büyük bir anten olduğunu gösterir.
Çakralar iç salgı bezlerinin üzerindedir. Yoğunlaşmış enerji bölgesi
olan çakralar düzgün performansla çalışması yedi önemli salgı
bezinin düzgün hormon salgılaması demektir. Sağlığımızı koruyan,
güçlendiren bu işlemin devamını sağlamak için önce enerjileri,
evrensel enerjiyi, yaşam enerjisini, beden, ruh, zihin enerjilermizi
ve vücudumuzdaki bu sistemi tanımamız gerekir. Onu korumayı,
güçlendirmeyi, bozulunca yeniden düzenlemeyi öğrenmek kadar, bozulma
sebeplerini de bilmek gerekir.
ENERJİ SİSTEMİMİZ NEDEN BOZULUR
Bizler doğal varlıklarız. Doğada yaşamak üzere programlanıp
yaratıldık. Doğamıza uygun olmayan yaşam tarzı en önemli sebeptir.
*sentetik giysiler, eşyalar
*elektro manyetik araçlar
*topraktan uzak olmak
*hava kirliliği
*hormonlu ve genetiği değişmiş yiyecekler
*çok durgun veya çok hareketli yaşam
*ani şok ve üzüntüler
*çevresel faktörler (yaşam alanımızın konumu ve çevremizdekiler)
*olumsuz duygu ve düşünceler
***STRES!!!!
ENERJİMİZİ NELER KORUR VE GÜÇLENDİRİR
*Doğal yaşam
*olumlu duygu ve düşünceyi yaşam modeli yapmak
*kristaller ve mineral taşlar
*renk terapileri
*çevre ve mekan düzenlemesi
*sağlıklı beslenme ve spor
*İlk şart kesinlikle sağlıklı ve güçlü enerji sistemi olmasıdır.
Hiçbir fiziksel, ruhsal, zihinsel sorunu olmamalıdır. Kendi olumsuz
titreşimleri algılamayı ve aktarımcılığı durdurur.
* Konuyu temelinden, prensip ve dinamiğinden kavrayabilecek iyi
eğitimli olmalıdır.
*Pratik ve uygulamalar da tecrübe sahibi olmalıdır.
*Duyu ötesi algılamaları "duru görü" güçlü olmalıdır.
*Terapi sırasında her türlü dış algılamaya karşı kapalı olabilmeli,
hastadan başka hiçbir şeyle etkileşimde olmama yetisini
kullanabilmelidir.
*Vücut enerjisinin her bölümün "her çakranın, her sistemin, kemik,
kan, doku titreşimlerin ayırdına varabilecek agılama düzeyinde
olup,olumsuz titreşimlerin farkına varabilmelidir.
*Onunla rezone olup, olması gereken titreşim düzeyine\ngetirebilecek
aktarımcı olabilmelidir.
*Her bir çakraya, lokal sorunlu bölgeye ait enerjiyi tespit edip o
bölgeye o tür enerjiyi çekebilecek kadar geniş kapsamlı "KANAL
OLABİLMELİDİR"
*Hastadan sağaltma yoluyla kendi bedenini çektiği olumsuz kirli
enerjiyi en kısa sürede boşaltabilmelidir.
*İlk şart kesinlikle sağlıklı ve güçlü enerji sistemi olmasıdır.
Hiçbir fiziksel, ruhsal, zihinsel sorunu olmamalıdır. Kendi olumsuz
titreşimleri algılamayı ve aktarımcılığı durdurur.
*Konuyu temelinden, prensip ve dinamiğinden kavrayabilecek iyi
eğitimli olmalıdır.
*Pratik ve uygulamalar da tecrübe sahibi olmalıdır.
*Duyu ötesi algılamaları "duru görü" güçlü olmalıdır.
*Terapi sırasında her türlü dış algılamaya karşı kapalı olabilmeli,
hastadan başka hiçbir şeyle etkileşimde olmama yetisini
kullanabilmelidir.
*Bazı bölgelerde "kronik veya aşırı tembel"kanal olunup aktarılan
enerji canlanma için yetersiz kalabilir. O durumda kendi
enerjisinden aktarım yaparak bir "AŞILAMA" yapabilmelidir.
*Terapi boyunca kendi enerjisi güçlü olduğu için, güçlü bir kanal
olmadan baka devreye sadece burada girebilir. Zaman kısıtlıdır.
"En fazla 5 dakika"
*Terapi boyunca sürekli kendi enerjisini kullanmak hem hastaya, hem
kendine büyük zarar verir.
*Yabancı enerji daima sistemi bozar.
*Yüklenim ve aktarımda buna çok dikkat gerekir.
|
|
|
| |
| |